Examples of using Asmaya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kendinizi asmaya gidin!
Dersleri asmaya başladım.
Onu asmaya götüremeden kaçmış.
Dersi asmaya karar verdim, ne de olsa mezun oluyoruz!
Trombositleri asmaya devam et.
Sırf beni asmaya götürdünüz diye mi sizi affedeceklerini söylüyorsun?
Kendimizi asmaya ne dersin?
Diğerleri çamaşır ipimize yabancı fikirler asmaya benzetti.
Evlat, sırf zavallı Tomun yaptığını düşündükleri için onu asmaya hazırdılar.
Sanırım o zaman dersleri asmaya başladı.
Devam et surat asmaya.
Bayanlar. Eger izin verirseniz kendimi asmaya gidiyorum.
Evet ışık şeridi asmaya bayılırım!
Görüldüğü gibi iyi vakit geçirdi. Asmaya.
Bayanlar. Eğer izin verirseniz kendimi asmaya gidiyorum.
Ama bu yıkılacak bir binaya yeni bir bayrak direği asmaya benziyor.
Kendimi dolabımda asmaya gidiyorum.
Emma okulu asmaya başlamış.
Ordu, toprağı olan adamları vatana ihanet suçundan asmaya başladı.
Seninki gibi güzel bir yüzü asmaya değmez.