Examples of using Atmak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kesip atmak zorundayız!
Kuş yemi atmak için keseler.
Tanner topu oyunu kazandıracak gol bölgesine atmak zorundaydı.
Bu eşyaları atmak çok zor.
Kesip atmak zorundayız!
Bıçak atmak uzmanlığın değil Melanie.
Ben bu genci hemen atmak istiyorum!
Bütün bu kabloları kesip sizi dışarı atmak yazık olacak.
Bu eşyaları atmak isteseydim onları kutuya kendim koyardım.
Eğer atmak istiyorsan. değil.
Yabancıyı dışarı atmak için karar alalım derim.
Biz orada burada hakkında şans biraz atmak.
Yaptığım en iyi şey seni bu yataktan dışarı atmak olmuştu.
Müdür seni atmak istiyor.
Beni hapse atmak ve davamı incelemek istediler.
Kesinlikle iftira atmak istemedim.
Gece vardiyası burayı kaplayan bir çeteyi atmak zorunda kaldı.
Şirket, bizim gibi eski kafalıları atmak istiyor.
Seni örgütten atmak istiyoruz.
Kapıyı içeri atmak istemiyorum.
