Examples of using Ayaklanma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ayaklanma benden nefret ediyor, Hordea dönemem.
Ayaklanma başarısızlığa mahkum. Nedeni değil.
Emirlere itaat etmezseniz ayaklanma ile suçlanıp firar etmekten idam edilirsiniz.
Londradan, Manchesterdan ve Birminghamdan… ayaklanma haberleri alıyoruz.
Ayaklanma ile baş etmenin tek yolu.
Lothaldaki ayaklanma sona erdi.
Bu topraklarda daha fazla ayaklanma olmayacak.- Değil aslında.- Efendim.
Ayaklanma, bağlılığını kabul ediyor She-Ra, Kudretin Prensesi.
Yani sivil ayaklanma Rusyaya işgal için bir sebep verirse, işgal ederler.
Bu ayaklanma dalgasını hiçbir şey durduramaz. Ve ölüler doyana kadar.
Ayaklanma ne zaman oldu?
Silahlı ayaklanma, tam olarak nedir?
O, ayaklanma için büyük bir kazanç olur.
Bahsettikleri ayaklanma bu olmalı. Komünistler.
Bu ayaklanma dalgasını hiçbir şey durduramaz. Ve ölüler doyana kadar.
Gerçek şu ki, dünyaya suçlulara karşı ayaklanma cüretimizi gösteriyoruz.
Mürettebatı fazla zorluyorsunuz, ayaklanma çıkacak.
Pakistanda sel, Pariste ayaklanma ve Kaliforniyada uçak kazası.
Bilmiyorum. Vosstanie'' Ayaklanma'' demek; Kerensky'' Kerensky'' demek.
Ayaklanma bitmedi mi?