REVOLT in Turkish translation

[ri'vəʊlt]
[ri'vəʊlt]
isyan
rebellion
riot
mutiny
rebel
revolt
uprising
insurgency
insurrection
disobeyed
sedition
başkaldırı
insubordination
revolt
mutiny
uprising
rebellion
disobedience
insurrection
defiance
isyanı
rebellion
riot
mutiny
rebel
revolt
uprising
insurgency
insurrection
disobeyed
sedition
i̇syanı
rebellion
riot
mutiny
rebel
revolt
uprising
insurgency
insurrection
disobeyed
sedition
i̇syan
rebellion
riot
mutiny
rebel
revolt
uprising
insurgency
insurrection
disobeyed
sedition
ayaklanmasıyla
ayaklanmasının
başkaldırmaya
to rebel
rebellion against
a revolt against
i̇ğrençlik

Examples of using Revolt in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He and the five barons butchered millions of our people during their revolt.
Beş baronuyla beraber ayaklanma sırasında halkımızdan milyonlarca kişiyi katlettiler.
The revolt needs your support.
İsyan için desteğinize ihtiyacımız var.
But do you really think your peasants' revolt can stop me?
Ama gerçekten köylü ayaklanmasının beni durdurabileceğini mi sandın?
The Peasants' Revolt, 1381.
Köylü İsyanı, 1381.
Abortive revolt of the Anatolic theme in favour of Constantine IV's brothers.
IV. Konstantinosun kardeşleri lehine Anatolikon Themasının sonuçsuz isyanı.
The revolt was suppressed by the army.
İsyan, askeri güçle bastırıldı.
It's the only way to deal with revolt.
Ayaklanma ile baş etmenin tek yolu.
We failed to stop the revolt.
İsyanı durdurmayı başaramadık.
Was this is the beginnings of a worker's revolt against Wall Street?
Bu, Wall Streete karşı bir işçi ayaklanmasının başlangıcı mıydı?
Since the revolt period, our people have endured a lot of hardship.
İsyan döneminden beri, insanlarımız birçok sıkıntıya katlandı.
The Boer Revolt against the British in South Africa.
Güney Afrikada İngilizlere karşı Boer İsyanı.
The fact that we show the world that we dare revolt against these criminals.
Gerçek şu ki, dünyaya suçlulara karşı ayaklanma cüretimizi gösteriyoruz.
The revolt is spreading.
İsyan yayılıyor.
Pandemonium is here, Time to rise and revolt.
Cehennem burada, Yükselme ve ayaklanma zamanı.
The revolt was put down with little trouble.
İsyan küçük bir sorun ile bastırıldı.
Revolt, you thick-skulled idiots!
İsyan, sizi kalın kafalı aptallar!
The revolt was led by the southern citizenry.
İsyan güneyli vatandaşlar tarafından yürütüldü.
Sex, violence, revolt.
Seks! Şiddet! İsyan!
Travel. Revolt. Death. Uh, love.
Yazdığımız bütün parçalar Aşk, Ölüm, Gezi, İsyan.
Revolt. Uh, love. Travel. Death.
Yazdığımız bütün parçalar Aşk, Ölüm, Gezi, İsyan.
Results: 344, Time: 0.0634

Top dictionary queries

English - Turkish