AZALAN in English translation

decreasing
düşüş
bir düşüş
azalması
azalt
azalacak
azalıyor
düşmesi
declining
reddetmek
düşüş
geri çevirmek
bir düşüş
çöküşü
gerileme
azalması
çöküşün
diminishing
azaltması
azalıyor
eksilt
zayıflıyor
küçültmek
eksik
dwindling
gittikçe azalıyor
azalmıştır
azalıyor sayıları azalıyor
descending
iniyor
in
alçalın
inecek
çökecek
aşağı inecek
soyundan
waning
azalması
reduced
azaltmak
düşürün
azaltır
düşür
eksilt
küçült
indirin
indirim
low
düşük
alçak
az
alt
aşağı
kısık
adi
azalmış
less
daha az
az
kısa bir süre
eksik
küçük
daha düşük
daha kısa
azaldı
azdır
eksildi
decreased
düşüş
bir düşüş
azalması
azalt
azalacak
azalıyor
düşmesi
diminished
azaltması
azalıyor
eksilt
zayıflıyor
küçültmek
eksik
lower
düşük
alçak
az
alt
aşağı
kısık
adi
azalmış

Examples of using Azalan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kısmi kazanlarda, parçalı kapatma azalan damıtma demektir.
Partial shutdown on sectional boilers means reduced distillation.
Bu alım, teşkilatlarının azalan gücünü yeniden canlandıracak.
This purchase will revitalise the diminishing strength of their organisation.
Gideon, sen bir doktora adayısın. Amerikanın azalan işçi sayısını inceliyorsun?
Gideon, you are a PhD candidate studying America's diminishing blue-collar work force?
Kötü rüyaların ve azalan ağrıların habercisi.
Bringer of bad dreams and less pain.
İtilaf Devletlerinin bombardımanları ve azalan kaynaklara rağmen.
Despite Allied bombing and dwindling resources.
Eğer yükselen bir şeyi olsaydı, azalan bir paralizi gelişirdi.
There would be descending paralysis; if anything he has ascending.
Sol tarafta azalan nefes sesi.
Decreased breath sounds on the left side.
İlişkilerdeki iyileşme, azalan gerilim üzerinden ölçülebilir.
An improvement in relations is measured in reduced tension, which we have recorded.
Bu alım, teşkilatlarının azalan gücünü yeniden canlandıracak.
The diminishing strength of their organisation. Needless to say, this purchase will revitalise.
Eğer yükselen bir şeyi olsaydı, azalan bir paralizi gelişirdi.
If anything he has ascending.- There would be descending paralysis;
Seçimlerim olmuştur son zamanlarda azalan.
My choices have been dwindling lately.
Solda azalan nefes sesleri.
Decreased breath sounds on the left.
Sağda azalan nefes sesleri.
Diminished breath sounds on the right.
Bu alım, teşkilatlarının azalan gücünü yeniden canlandıracak.
This purchase will revitalize the diminishing strength of their organization.
Histoloji raporu azalan kemik kitlelerini
The histology report shows decreased bone mass,
Azalan kapasite'' ve'' hafifletici şartlar.
Diminished capacity" and"mitigating circumstances.
Borçlar, hastalıklar, azalan kaynaklar gibi?
Debts, disease, dwindling resources?
Bu alım, teşkilatlarının azalan gücünü yeniden canlandıracak.
The diminishing strength of their organization. Needless to say, this purchase will revitalize.
Ben azalan riski severim.
I like the diminished risk.
Sol tarafta azalan nefes sesleri.
Decreased breath sounds on the left.
Results: 216, Time: 0.0434

Top dictionary queries

Turkish - English