AZIM in English translation

perseverance
azim
sebat
sabır
güvenilirlik , cesaret , dürüstlük merhamet , nezaket sebat
determination
azim
kararlılıkla
belirlenmesi
kararlılık
tespiti
kararlığına
tenacity
azim
kararlılık
resolve
çözmek
azim
kararlılığını
çözümünde
karar
çözüm
sorunu
çözümle
moxie
azim
ısrarcılık
cesaret
bıçkınlık
persistence
inat
sebat
israr
inatçılık
kararlılığınıza
azim
sürekliliği
sabır
devamlılık
zeal
heves
gayretini
azim
şevkinizi
coşkum
azeem
drive
sürücü
sürüş
bir sürüş
sür
arabayla
kullan
diski
sürün
götür
sürerim

Examples of using Azim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Azim, götür onu buradan.
Azim, get her out of here.
Azim. Asla ölüm lafı etme ve işte hayattasın.
Never say die, Determination. and here I have it.
Bunun için azim gerekmez.
It doesn't take resolve.
Tutku, azim ve at gübresinin bir karışımı.
It's a controlled mixture of passion, persistence and horse manure.
Bana Azim diyebilirsin.
You may call me Azeem.
Bana biraz azim göster, asker! Belki.
Show me some moxie, soldier! Maybe.
Hastalara karşı olan bu azim… tam olarak… ihtiyacım olandı.
Is what I needed That tenacity toward patients.
Onun yerine gelen kişi, General Azim Ali.
His replacement, General Azim Ali.
farkı sıkı çalışmak ve azim yaratır.
hard work and determination makes all the difference.
Terry, canlarımız senin erdemin… ve hatıran bize azim veriyor.
Terry, our lives are your merit, and your memory gives us zeal.
Bak, bunu başaracaksın. Hayır. Azim.
Look, you will get the hang of it. No. Perseverance.
Daha çok azim göstermeliydim.
I should have shown more resolve.
Bana biraz azim göster, asker! Belki.
Show me some moxie, soldier! Psychic? Maybe.
Azim, vizyon, cesaret.
Drive, vision, fearlessness.
Tutku, azim ve at gübresinin bir karışımı.
Persistence and horse manure. It's a controlled mixture of passion.
Bu görev vizyon, azim ve zerafet gerektirir.
It is a role that requires vision, tenacity, and grace.
Adın Azim.
Your name, Azeem.
Sana ders olsun, farkı sıkı çalışmak ve azim yaratır.
Hard work and determination makes all the difference. Just goes to show you.
Adı Jada. Taliban lideri Abdül Azim Abadın geliniymiş.
She's the daughter-in-law of the Taliban leader, Abdul Azim Abad. Her name is Jada.
Bak, bunu başaracaksın. Azim. Hayır.
Look, you will get the hang of it. No. Perseverance.
Results: 261, Time: 0.0372

Top dictionary queries

Turkish - English