AZMINI in English translation

determination
azim
kararlılıkla
belirlenmesi
kararlılık
tespiti
kararlığına
resolve
çözmek
azim
kararlılığını
çözümünde
karar
çözüm
sorunu
çözümle
tenacity
azim
kararlılık
moxie
azim
ısrarcılık
cesaret
bıçkınlık
determined
belirlemek
tespit
belirler
belirleyecek
karar
kararlaştıracaklar
saptamak
mettle
cesaretini
azmin
hırs

Examples of using Azmini in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ama size bol ödüller diliyoruz. Azmini özleyeceğiz.
But we wish you all the blue ribbons. We will miss your moxie.
Bir kadınla bu kadar derin bir ilişkiye girmek… sadece azmini zayıflatacaktır.
Will only weaken your resolve. Getting involved too deeply with any woman.
Juan bize başarısını gösteriyor. Özgürlük yolundaki azmini.
Juan shows us with his achievements that perseverance is the way to freedom.
zihnini ve azmini yetiştirmek… amacıyla sana zahmetli görevler verdim.
I have given you laborious tasks… in order to train your mind and determination.
Konsey, Jaffaların Goaulda karşı birlikte olma azmini zayıflatacağı endişesiyle silahın yok edilmesi konusunda isteksiz.
The council remains unwilling to destroy the weapon for fear it will weaken the resolve of the Jaffa to stand united against the Goa'uld.
Kuzey Kore azmini ve cesaretini Tweekin evinin.
missile over Tweek's house. has proven its determination and fortitude.
Ruhunu ve azmini gerçekten takdir ediyorum
I really admire your spirit and tenacity. And whatever happens,
Onun azmini güçlendirmek istiyordum, ama o pek oralı değil gibi.
But she's not quite coming around, is she? I was hoping to strengthen her resolve.
Yıllar süren şüpheli başarısının ardından dünyaya baba kuzusu olmadığını kanıtlamaktaki azmini sürdürdü.
He remained determined to prove to the world After years of… debatable success, he wasn't a papa's boy.
Yıllar süren şüpheli başarısının ardından dünyaya baba kuzusu olmadığını kanıtlamaktaki azmini sürdürdü.
After years of… debatable success, he wasn't a papa's boy. he remained determined to prove to the world.
Yıllar süren şüpheli başarısının ardından dünyaya baba kuzusu olmadığını kanıtlamaktaki azmini sürdürdü.
He wasn't a papa's boy. he remained determined to prove to the world After years of… debatable success.
Senin azmini kırıp kanamanı izlerken zevkten dört köşe olduklarında mantıklı gelen tek his nefret oluyor.
When they break your spirit and take pleasure in watching you bleed… hate is the only feeling that makes sense.
Bak, azmini takdir ediyorum… ama bu savaş… devasa bir karmaşa.
But this war is… It's a great big mess. Look, I appreciate your spirit.
Bak, azmini takdir ediyorum… ama bu savaş… devasa bir karmaşa.
It's a great big mess. Look, I appreciate your spirit, but this war is.
Senin azmini kırıp kanamanı izlerken zevkten dört köşe olduklarında… mantıklı gelen tek his nefret oluyor.
And take pleasure in watching you bleed, When they break your spirit hate is the only feeling that makes sense.
Baro üyesi olarak, çözülmemiş bir cinayet olduğunda polisin azmini bilirsiniz. Ama hiçbir şey yapmıyorlar.
As a member of the Bar, you are aware of the tenacity of the police when there is an unsolved murder.
Ama senin doğru şeyi yapma azmini… düzenli ve masum insanları benim gibilerden ayıran… ince mavi
But I have found your determination to do the right thing… your genuine commitment to the thin blue line… that separates order
Başarısının sırrının azim olduğunu mu düşünüyorsunuz?
So you think determination was the key to his success?
İnsanların bu azmi, insan ruhundaki bu esneklik.
This determination of people, the resilience of the human spirit.
Biraz daha kutsal azim. Süpürge sapı da seni daha az şaşırtmış olsun.
A bit more holy resolve and a little less surprised by a broom handle.
Results: 52, Time: 0.0346

Top dictionary queries

Turkish - English