Examples of using Bagaj in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bagaj ne durumda?
Aracın bagaj kapağında beyaz boya parçacıkları var.
Onlar Bagaj taşımak gerekir.
Bagaj asansörüyle yukarı çıkarılacaklar.
Cullen bagaj taşıyıcısı olarak Shannon Havalimanında çalıştı.
Bay Andrews onları bagaj bandında beklemiş olabilir!
Yeşil bagaj Dr. Coopera ait.
Bagaj maymununuzu da yanınızda götürün.
Maktul, taşıma bandındaki bagaj koluna çarpınca kanamaya başlamıştı.
Bagaj kısmı hariç.
Bagaj açık sorun değil sağol dostum.
Dün bavulumu bagaj odasına koydum
Bagaj bozuk.
Bagaj biraz sıcaktı.
Bomba ekibinin dediğine göre bagaj kilidine tuzaklı C-4 plastik.
Numaralı bagaj dolabındaki görevi al
Aslında, bagaj kompartımanına doğru kendine yol kazan rakundan kurtulduktan sonra.
Onu bagaj bölmesine koyacaklar.
Çantalarınızı takabilirsiniz Bagaj ölçeğinde ve ayaklarına basınız.
Daha önce bir geyik için bagaj kontrol etmedim.- Veya başka bir hayvan için.