Examples of using Bahriyeli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kimden? Vietnamdaki bahriyeli badimden?
Işte bu adam! Hey, bahriyeli, Lula.
Iyi yaptım. Bahriyeli olmak iyi bir şeydir.
Bir oğlun Bahriyeli, diğeri Üniversiteye gitmek üzere.
Iyi yaptım. Bahriyeli olmak iyi bir şeydir.
Ama ozon tabakası kayboluyor. Kusura bakma, bahriyeli.
Evet, şu bahriyeli.
Işte bu adam! Selam Bobby! Hey, bahriyeli, Lula.
Her zaman selâm verecekler. Bahriyeli nöbetçiler sana.
Her zaman selam verecekler. Bahriyeli nöbetçiler sana.
Babamın öldüğü gece o! Yarabbim, bahriyeli.
Sonra ışığı gördüm… ve bahriyeli olmaya başladım.
Belediye başkanı adayı olduğunu duyurdu. Eski bahriyeli Albay Jack Hastings.
Belediye başkanı adayı olduğunu duyurdu. Eski bahriyeli Albay Jack Hastings, Demokratlardan.
İngiliz Donanması tarafından öldürülen 1,600 bahriyeli vardı.
O iki bahriyeli hatun beni onun üzerinde çekince uzaklaştım ondan.
Sen bahriyeli misin?
Sakar bahriyeli, gittiğin yere baksana.
Ordudan değilsin. Bahriyeli ya da Hava Kuvvetlerinden olmadığın da kesin.
Of bahriyeli, sevgilim, kızı ölürken gördüğümüz için umarım ki lanetlenmemişizdir.