BALGAM in English translation

phlegm
balgam
phlegmda
sputum
balgam
tükürük
salya
mucus
mukus
sümük
balgam
mukoza

Examples of using Balgam in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Meni lekeleri, balgam.
Seminal stains and phlegm.
Şüphelimizin de boğazını temizlemek için devamlı balgam çıkardığından şüphe ediyorum.
So I'm thinking our suspect routinely expectorates phlegm in order to clear his throat.
Balgam kültürü almamız gerekmiyor mu?
Shouldn't we be getting a sputum culture?
Balgam Yaratığının saldırısı!
Attack of the Phlegm Creature!
Derisi ve balgam zarları kuru.
Dry skin and mucous membranes.
Hepimiz balgam boyutundayız!
We're all the size of boogers!
Balgam muayenesi ve kan kültürü göstergeydi.
The sputum examination and blood culture were indicative.
Sydin balgam fobisi vardır.
Syd has a phlegm phobia.
Boğazımda balgam var, tatlım.
I have a frog in my throat, sweetheart.
Balgam rengi açık sarı.
Sputum's light yellow.
Ben balgam adam, hatırladın mı?
I'm the loogie guy, remember?
Balgam içinde boğulmamı mı istiyorsun?
What would you like me to do, drown in phlegm?
Balgam testi yapılıyor.
They're currently conducting the phlegm test.
Karabiber, peynir, kuzu ciğeri ve inek balgam bezi.
It's pepper, cheese, chopped up baby lamb lung, and cow pituitary gland.
Aşırı balgam.
The phlegm fatale.
Tanı araçları arasında x-ışınları ve balgam kültürü bulunur.
Diagnostic tools include x-rays and culture of the sputum.
Sakızlar, kırıntılar, izmaritler, balgam.
Gum, bit of food, cigarette butts, spit.
Arka arkaya sahneye doğru balgam yollamaya başlayın.
Rear back, launch a phlegm gem towards the stage.
Bizi bırak, seni koca balgam topu.
You let us go, you big ball of phlegm.
Ama artık 35 yaşına geldim ve ancak balgam çıkarışını dinliyorum.
And I hear him cough up phlegm. But now I'm 35.
Results: 107, Time: 0.029

Balgam in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English