PHLEGM in Turkish translation

[flem]
[flem]
balgam
phlegm
sputum
mucus
phlegmda
phlegm
balgamı
phlegm
sputum
mucus

Examples of using Phlegm in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Smoke and phlegm filled my lungs.
Ciğerlerim sigara dumanı ve balgamla doldu.
Cepacia thrives best in saliva or phlegm.
Cepacia en iyi tükürük ve balgamda büyür.
Think phlegm.
Balgamlı gibi söyle.
Still getting a lot of phlegm?
Hala çok fazla balgam çıkarıyor mu?
Constantly mopping up phlegm.
Sürekli salya silmek.
I'm pumping the phlegm out.
Mukosu dışarıya atacam.
My friends call me Phlegm.
Dostlarım bana Phlegm der.
I had to remove her phlegm every three minutes, so she could breathe.
Nefes alabilmesi için her üç dakikada bir onun balgamını çıkarmak zorundaydım.
Uh… my friends call me Phlegm.
Arkadaşlarım bana Flyn der.
Uh… my friends call me Phlegm.
Dostlarım bana Phlegm der.
Uh… my friends call me Phlegm.
Eh, dostlarım bana Flem der.
Really bad phlegm?
kötü bir balgam mı?
It tastes if some one with a bad chest cold as taken two spoonfuls of benilin to loosen the phlegm and then, cough allover on an avocado.
Tadı sanki, biri çok kötü ciğerini üşütmüş balgam sökmek için iki kaşık dolusu öksürük şurubu almış, sonra da, avokadonun üzerine öksürmüş gibi.
And… phlegm, which in excess would cause the patient to become phlegmatic or apathetic and emotionally detached.
Ve… balgam, fazla miktarı hastayı duygusuz ya da kayıtsız ve duygusal açıdan izole yapar.
It feels like a giant bucket of snot and phlegm. No, it's my head.
Hayır, başım. Sanki sümük ve balgam dolu dev bir kova gibi.
The phlegm of the Kouga Manjidani's Kazamachi Shougen is like glue! several hundred-fold!
Kouga Manji Vadisi Grubundan Shogen Kazamachinin balgamı yapıştırıcıya benzer daha fazla güçlü olması hariç!
There's nothing like the steam from a fresh pot to loosen the phlegm from the lungs.
Hiçbir şey sıcak bir demlikten çıkan buhar kadar ciğerdeki balgamı yumuşatıp söktüremez.
We have everything from Bengarian phlegm shots to, uh… Ooh, distilled root blood from the Cangor quadrant.
Bengarian balgamından tut… Cangor kuadrantından gelen damıtılmış kök kanına kadar her şeyimiz var.
You're willing to believe any phlegm Vernon coughs up onto the paper because you're worried that I would betray your trust.
Vernonın öksürdüğü herhangi bir balgama inanıyorsun çünkü güvenini sarsacağımdan endişeleniyorsun.
And blood and phlegm and bile pours out of his mouth
Okyanustaki gelgitler gibi sallanacak ve ağzından ve burnundan kan, balgam ve safra fışkıracak.
Results: 73, Time: 0.073

Top dictionary queries

English - Turkish