Examples of using Salya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Salya ve şişkinlik konusunu ise konuşmamayı yeğlerim.
Kutudan biraz kan ve bir kadehten salya.
Keşke salya olsaydı.
Süt ve ıvır zıvır… Bana yöneltsene, salya, Kontroldeyim.
Salya değil.
Değer, salya, kaytarma, nefes.
Hanukah için sana ne alacağımı biliyorum artık. Salya kasesi.
Cidden. Şurada biraz salya var galiba.
Cidden. Şurada biraz salya var galiba.
Tam bir tekerlekli salya makinesidir.
Teşekkür ederim. O koltukta salya varsa gerçekten üzgünüm.
Teşekkür ederim. O koltukta salya varsa gerçekten üzgünüm.
Ruthie bu. Taze salya.
Salya akıtıp osuruyor.
Salya bir, elinde ne var?
Rover? Keskin dişler, yumuşak kürk, sağanak gibi salya.
Rover? Keskin dişler, yumuşak kürk, sağanak gibi salya.
Kandan sonra… köpek gibi koklayarak, salya akitarak gelirler.
Salya Ağacını( bir roman) sikeyim.
Yargıç artık salya testi isteyecek.