SALYA in English translation

saliva
tükürük
salya
tükürükle
bir isiriklari
drool
salya
ağız sulandıran
slobber
salya
sputum
balgam
tükürük
salya
drooling
salya
ağız sulandıran
slime
balçık
pislik
sümük
çamur
salgı
salyası
yapışkan
dribble
salya
top
damlatmak
snot
sümük
salya
küstah

Examples of using Salya in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Salya ve şişkinlik konusunu ise konuşmamayı yeğlerim.
I prefer not to discuss the drool and the flatulence.
Kutudan biraz kan ve bir kadehten salya.
A flake of blood from the box and saliva from this shot glass.
Keşke salya olsaydı.
You wish that was drool.
Süt ve ıvır zıvır… Bana yöneltsene, salya, Kontroldeyim.
I'm in control. You turn me on, saliva, milk and stuff.
Salya değil.
Not Drool.
Değer, salya, kaytarma, nefes.
Worth, drool, shirk, breath.
Hanukah için sana ne alacağımı biliyorum artık. Salya kasesi.
Now I know what to get you for Hanukkah… a drool cup.
Cidden. Şurada biraz salya var galiba.
You have got some… The drool. Seriously.
Cidden. Şurada biraz salya var galiba.
Seriously. You have got some… The drool.
Tam bir tekerlekli salya makinesidir.
She's a wheel drool machine.
Teşekkür ederim. O koltukta salya varsa gerçekten üzgünüm.
I'm really sorry if there's any drool on that seat.- Thank you.
Teşekkür ederim. O koltukta salya varsa gerçekten üzgünüm.
Thank you. I'm really sorry if there's any drool on that seat.
Ruthie bu. Taze salya.
It's Ruthie. Fresh drool.
Salya akıtıp osuruyor.
Drools and farts.
Salya bir, elinde ne var?
SALIVA ONE, WHAT DO YOU GOT?
Rover? Keskin dişler, yumuşak kürk, sağanak gibi salya.
Rover? Sharp teeth, downy fur, slobbers like a rain storm.
Rover? Keskin dişler, yumuşak kürk, sağanak gibi salya.
Sharp teeth, downy fur, slobbers like a rain storm. Rover?
Kandan sonra… köpek gibi koklayarak, salya akitarak gelirler.
Comes the boys, sniffing, slobbering like dogs. Boys, boys. After the blood.
Salya Ağacını( bir roman) sikeyim.
Bollocks to a saliva tree.
Yargıç artık salya testi isteyecek.
The judge will be asking for a saliva test.
Results: 173, Time: 0.0381

Top dictionary queries

Turkish - English