Examples of using Balon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu arada eğer balon görürsen,… görmezden gel.
Balon balığı.
Meğer senmişsin, Balon.
Bu sorun değil, Balon.
Greenspan, balon bölgesel, temerrüt oranı düşük dedi.
Tabii Portlynnin esrarengiz görünmeyen balon kazasından sonra.
Balon, Calei yerimize götür. Hadi gidelim.
Balon hangarı.
B balon içinnn A armut.
Balon balığından alınma.
Onları buldun, Balon.
Sorun değil, Balon.
Greenspan, balon bölgesel, temerrüt oranı düşük dedi.
Sol karıncığınız balon yapıyor.
Balon. Sonya bize biraz para kazandırır, ha? Manny.
Balon balığıyla aynı derecede zehir içerir.
Üçüncü dansımı seninle yapabilirim, bunu ilk balon olduğu için yapacağım.
Yaşasın, Balon!
Ben kararımı verdim, Balon.
Neden benim spor programım senin… garip balon programından önemli olsun ki?