BANKA in English translation

bank
bankası
banking
bankacılık
banka
debit
bankamatik
kredi
banka
hesap
borç
ödeme
bench
bank
kürsüye
yedek kulübesinde
tezgah
kenara
sırada
oturağı
banks
bankası

Examples of using Banka in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Niye banka adına o konuşuyor?
Why is he speaking for the bank?
Onlara güvenirdim ancak banka tarafından bir risk olarak görülürlerdi?
I would trust them, but they would be considered a risk by the bank. A risk?
Banka işinde elinde ne var?
What have you got on the bank job?
Banka daha güvenli.
It would be safer in a bank.
Birisi banka hakkında polisleri uyardı.
Someone tipped the cops about the bank.
Banka hesabı olmaz.
No bank accounts.
Adam banka soyguncusu, Raylan.
He's a bank robber, Raylan.
Wyatt, banka adına en iyi olanı yapmak zorundayım.
Wyatt, I have to do- what's best for the bank.
Bilin bakalım banka haczetmeden önce kurbanımızın bulunduğu evin sahibi kimmiş?
Guess who owned the house our victim was found in before the bank foreclosed?
Senin baban banka müdürü, Erik.
Your dad is a bank director, Erik.
Daha önce banka kasasında sevişmiş miydin?
You ever have sex in a bank vault?
Bu banka hesabında olan şey mi?
That's what's on the bank account?
Anlaşmamız onun banka yatırımını yapmasıyla ilgili değildi.
Our agreement was to not solicit her investment in a bank.
Banka hakkında bir şey bilmiyorum.
I don't know anything about the bank.
Çoklu banka dolandırıcılığı ve elektronik sahtekârlık.
Multiple counts of bank and wire fraud.
Unutma Rollin, ben banka soyguncusuydum, sahtekar değil.
You must remember, Rollin, I was a bank robber, not a forger.
Soyacağım banka bu hadi gidip bir merhaba diyelim.
This is the bank I will be robbing, so let's go say hello.
Zira banka daha başta size vereceği paraya sahip değildi.
For the bank never had the money as property to begin with.
Sana banka da bulunan bir milyon neden sayabilirim.
I will give you a million reasons and they're in the bank.
Neden ona banka kartını verip konuyu kapatmıyorsun?
Why don't you just give him your ATM card and be done?
Results: 15374, Time: 0.0393

Top dictionary queries

Turkish - English