Examples of using Barda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Barda şarkı söyleyen hanım.
Carla ile barda tanıştım.
Ama ondan da önemlisi bak bakalım barda ne buldum?
Bir zamanlar korkunç şeyler yapmaya zorlandığını biliyoruz. Barda.
Barda gitar çalarak hayatını kazanabilir diye düşünmüştüm.
Açıkçası o genç kadın barda bir gösteri sergilemekten… zevk alıyordu.
Sen ve ben.- Barda.
Bir zamanlar korkunç şeyler yapmaya zorlandığını biliyoruz. Barda.
Barda gitar çalarak hayatını kazanabilir diye düşünmüştüm.
O gece barda Nixi bir adamla konuşurken gören bir şahidimiz var.
Olmaz.- Barda.
Geciktik. O şey… Onu barda bıraktın değil mi?
Barda bir şeyler olmuş olmalı.
Barda içkiler yarı fiyatına tabii sen içmiyorsun.
Hammonda kıyafetlerini verdik ve kahvaltı için barda buluştuk.
Bu doğru olamaz. Canım Barda.
Ama bir tanık Nixin o gece barda bir adamla konuştuğunu söylüyor.
Evet, barda gitar çalarak hayatını kazanabilir diye düşünmüştüm.
Bak şimdi. Carlayla barda karşılaştım.
Barda bulduk onu.