Examples of using Barut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yağ ve barut.
Finleyin değerli barut testinin sonu geldi.
Yeni mi?- Barut kokusunu hâlâ alabilirsin.
Ellisin barut testi sonuçları, suya düştüğü için… sonuçsuz geldi.
Yeni mi?- Barut kokusunu hâlâ alabilirsin.
Mazot ve barut.
Squeaky ve Tex üstündeki barut testi negatif geldi.
Bu barut mavisi.
Kalabalık barut fıçısı gibiymiş, birisi de kıvılcım çıkarmış.
Barut kokusunu mu kast ediyorsunuz?
Barut fıçılarını getirin.
Bu barut fıçısının üzerinde oturmak gibi bir şey, bütün bu beklemeler falan.
Her yer barut fıçısı gibi.
Varil barut, yarısı kadar da mermi,
Barut ve bira kokuyorum. Ayrıca en son ne zaman duş aldığımı bile hatırlamıyorum.
Barut kokusu yoktur.
Barut oyuncak değil, öldürücü bir madde.
Barut sana iyi bir dosta mal oldu.
Kıza defterin, 3. barut varilinin içinde olduğunu söylemeni istiyoruz.
Bu barut kabı ve bu da ateşleyici.