Examples of using Basarsan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Eğer senin altındaki alev makinesinin düğmesine basarsan… ateş senin bu bağlantını temizleyecek.
Çiftliğime ayak basarsan, Holland Perry,
Çocuk kendine geldi ve Jack ona'' Eğer bir daha tekneye ayak basarsan seni kendi ellerimle boğarım.'' dedi.
Numara direk hastaneye bağlı, eğer basarsan, Marielin ofisi çıkar.
Sana ipucu verirse… buna bir kere basarsan hemen gelirim. Haklısın.
Sen de tuşa basarsın.
Beş numaraya basarsam… içeriye yerleştirdiğim bomba bir radyo sinyali alacak.
Eğer Mustafa o gemiye ayak basarsa, ben de fesimi yerim!
Biri daha ayağıma basarsa, onu öldürürüm.
Herkes terazi kefesine basar. Nasıl ölçtüğüne bakarlar.
Buna basarım ve ölür.
Herhangi birisi ayak yere basarsa, hiçkimse sağ kalmaz.
Varela haberi basarsa halk neye inanır kim bilir.
Kıçına tekmeyi basarım buna inanabilirsin.
Buna basarsam ne olur?
Basara nerede, Ray?
Basarsam ne olacak?
Burayı basarlardı, kim olduğumu tahmin etmene gerek kalmazdı.
Eğer buna basarsam… bomba patlar!
Kıçınıza tekmeyi basarım. Yarım saat içinde gitmezseniz.