Examples of using Bembeyaz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Gözlerin bembeyaz olmuş.
Oradaki dağlar bembeyaz olmuş!
Tamamen bembeyaz giyinmişti.
Bembeyaz ve küçücük görünüyor.
Bembeyaz bir kum, kristal kadar berrak… bir su
Dağlar bembeyaz oldu.
Ayrıca neden bu bembeyaz herif Hispanikmiş gibi yapıyoruz?
Yılanın yumurtası bembeyaz ve saf olur.
Sonra bembeyaz bir güvercin gelip, onun fasulyelerinin üzerinde uçmaya başladı.
Yüzü bembeyaz ve dudakları da kıpkırmızı.
Yüzün Christine, bembeyaz. Tüm çevrende.
Saçının bembeyaz olduğunu söylüyor.
Bembeyaz 88 model Chevy Grumman yemek arabasından bahsediyoruz.
Herkesin bembeyaz dişleri ya da güzel gözleri vardır.
Bembeyaz olduğunu hatırlıyorum. Onu dışarı çıkardıklarında saçlarının.
Ciltleri de bembeyaz Rahipler de hep çok mutsuz gözüküyor.
Çok parlak… bembeyaz, yabani surette.
Bembeyaz karlarla dolu sokaklarda.
Sakalı vardı bembeyaz kar gibi.
Bembeyaz gömleğin manşetindeki kol düğmeleri harika.
