BENIM EVIN in English translation

my house
evime
benim evim
my place
benim yerime
benim evime
benim yerim
benim mekanım
haddime
benim haddime
benim oraya
burası benim yerim
benim sıramı
haddim olmadığını biliyorum ama sonuçta burada en büyüğünüz benim

Examples of using Benim evin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Benim evin oralarda bir yer var. Tabii.
Yeah, sure. there's a spot right around the corner from my place.
Benim evin çatısına gittim ve düzelttim.
Went on the roof of my apartment and fixed.
Benim evin Londrada.
My home is in London.
Amerikalı bir öğrenci benim evin yanında yaşıyor.
A student from America lives near my house.
Benim evin durumu da iyi değil ama Yusanın
As you see, my house is just a glorified shack,
Benim evin perili farelerin olduğu söylenir ortak olanlar,
The mice which haunted my house were not the common ones,
Yıllanmışlığını garantileyemem ama… anlaşılan benim evin eski sahibi bir koleksiyoncuymuş.
I can't vouch for the vintage, but, uh, seems the man who used to own my house was a collector.
ne sadece görmek için bu Kırmızılar benim evin içinde binmek.
just to see these Reds ride inside my house.
Aslında benim evin yanında eski şeyler satan harika bir yer var. Haftasonları bazen oraya gidip saatlerce karıştırıyorum.
There's actually, there's this amazing vintage place near my house and on the weekends sometimes I go there and I can just rummage for hours.
Benim evin durumu da iyi
My home's not much,
Madem parklar kapandı, neden konser benim evin arkasındaki arazide düzenlenmiyor?
If all the parks are closed, why not just have the concert in the lot behind my house?
parlak bir ateş tutmak için çaba benim evin içinde ve benim meme içinde.
farther into my shell, and endeavored to keep a bright fire both within my house and within my breast.
Merak etme, birkaç dakika önce o ve yaşlı kadını benim evin, oralarda gezinirken gördüm.
Dont worry, I have seen her drive past my house a few minutes ago, with her old lady.
Saha çam puanları, çapı 1-4 cm, benim evin etrafında vardı önceki kış fareler tarafından kemirildi olmuştu- Norveç onlar için bir kış için kar,
There were scores of pitch pines around my house, from one to four inches in diameter, which had been gnawed
Bir döşeme sadece bana ayrılmış, tüm kış benim evin altında onu formu vardı
One had her form under my house all winter,
Onlar da benim evin arkasında büyümüş ve neredeyse gölgede büyük bir ağaç,,
They grew also behind my house, and one large tree, which almost overshadowed it,
Benim evin önündeymiş.
She's outside my house.
Benim evin ampulünü bile değiştiremiyorum.
I can't even change the light bulbs at home.
Sende benim evin anahtarı var,?
Do you still have the keys to my house?
Salona mı? Benim evin mi?
My house? Living room?
Results: 56893, Time: 0.0503

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English