Examples of using Evin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yakında, senin ihtiyaçların için evin eşyalarını da satmaya başlar.
Bütçedeki çok fazla gereksiz göçük, evin ahlakını tehlikeye sokar.
Evin çok küçük.
Evin önündeyken, bana öyle bir baktı ki.
Arama evin içinden yapılıyor.
Yarın evin güvenliğiyle ilgili tüm detayları halledeceğim.
Evin orada işaretsiz bir aracım var, belki öteki de geri döner.
Evin kiracılarının başlarına bir şeylerin geldiği ilk olay değil.
Evin çok güzelmiş.
Bir şekilde Eva, evin sahiplerini polis çağırmaktan vazgeçirmişti.
İşte anahtarlar, bir tanesi evin,… bir tanesi de dolabın anahtarı.
Evin efendisi koleksiyonunu kimseye göstermez.
Evin içinden fotoğraf var mı?
Sanki evin altında arazi var gibi.
Evin uzakta mı?
Evin önündeki halini gördün… Giderken bana bakışı nasıldı?
Evin nesi var ki?
Evin tüm rahatlığı.
Evin burada mı?
Evin sadece çitle çevrelediğin bir yer değil.