Examples of using Bir evin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir sürü evin varmış.
Rekor sürede. Hepiniz anti-sismik bir evin olacak.
Çok güzel bir evin var. Gidelim.
Bir sürü evin varmış gibi.
Metre karelik bir evin içini temizleyeceğiz.
Gerçekten güzel bir evin var!
Burada her zaman bir evin var.
Tatlım senin evinde derdim ama senin bir evin yok.
Ben bir müteahhitim ve böyle bir evin fiyatını iyi bilirim.
Hazımsızlık? Evet. Güzel bir evin var.
Tatlım senin evinde derdim ama… senin bir evin yok.
Senin artık burada bir evin yok.
Gidelim Çok güzel bir evin var.
Pencerelerin her zaman bir evin gözleri olduğunu düşünmüşümdür.
Baba, devasa bir evin var.
Bir evin altında gözetlemek daha eylenceli.
Mesela bir evin önünde ya da bir otoparkta.
Ne kadar güzel bir evin olduğunu unutmuşum.
West Side da bir evin önün kadar takip ettim.
Bir zamanlar evin içinde ötücü bir kuş vardı.