Examples of using Bere in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
yeşil bere, CIA!
Evet, ama Tanrıya şükür artık bere takıyor.
Görüşürüz mor bere. Biliyorum.
Bere yok. Yatakhaneye götür.
Tomun bacağındaki o bere nasıl oldu?
Hala hangisinin daha kötü olduğundan emin değilsin… sahte bıyık veya bere.
Tam takım. Tahta, eldivenler, bere… Teşekkürler.
Biri bere, diğeri eldiven, öteki ise atkı giyiyormuş.
Bileğindeki şu bere.
Pembe ponponlu bere takıyorlar.
Prince için bateri çalıyordum… güvercinler ve bir bere vardı.
Eldivenler, bere.
Eğer yüzük sağ elde olsaydı, bere sağ yanakta olurdu.
Kalın giysi, bere, battaniye.
Anne, Ben içeride bere giyiyor.
Künt cisimle düzensiz travma izleri ve bere izleri de ölüm sonrası baskıdan.
Komik hikaye, agorafobik Yeşil Bere kaptanı.
Joy, sen de bere tak.
Savaş kahramanı. Yeşil Bere.
Ona bir bere öreyim.