BEYNINIZE in English translation

your brain
beyninde
beynini
kafanı
aklını
senin beyin
your head
kafanı
başını
aklını
kelleni
beynini
zihnini
basini

Examples of using Beyninize in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu fikrin… o büyük beyninize sokulması için geldiniz.
Into that big brain of yours, that's why you're here. Getting that idea.
Bu fikrin… o büyük beyninize sokulması için geldiniz.
Getting that idea into that big brain of yours, that's why you're here.
Tıkanma nedeniyle kan beyninize yeterince ulaşamıyor.
Blood's unable to circulate properly to your brain because of the clog.
Beyninize bir girdiler mi günde 24 saat, haftada 7 gün yayın yapana kadar durmazlar.
Once they're in your brain, they won't stop until they're broadcasting 24 hours a day, seven days a week.
Başınıza böyle bir şey geldiğinde bunlar beyninize kazınıyor o akşam yaptığınız her şeyin her detayını hatırlıyorsunuz.
When something like that happens, it's burned into your brain, every detail of what happened the night you heard.
farklı frekansları beyninize gönderen küçük işitme kılları.
damaged by loud noises. and send individual frequencies to your brain.
Yahoo! dan Jaime Gill'' Monster beyninize yavaşça giren ve gitmesi neredeyse imkansız olan kıvranan küçük bir canavar.
Jaime Gill from Yahoo! felt that"'Monster' is a squirmy little beast that wriggles into your brain slowly and is almost impossible to remove.
Eğer numune tamponunu yeniden beyninize yerleştirmezsek, Sinaptik numuneleriniz en sonunda dağılacak.
Your synaptic patterns will eventually degrade if we don't get them out of the pattern buffers and back into your brain.
Serumun doğrudan beyninize yönetilmesi gerekir ve bu görevi gerçekleştirmek için sadece yaratıklar var.
The serum must be administered directly to your brains, and I have just the creatures to perform the task.
Solucanlar beyninize erişmeden onları vücudunuzdan atabilir ve böylece iyileşirsiniz. Isırılsanız bile ölmeden önce suya dalarak.
Thus eliminating the disease. it will remove the worms before they can reach the brain, If a bite victim plunges their wound in water before death.
Solucanlar beyninize erişmeden onları vücudunuzdan atabilir ve böylece iyileşirsiniz. Isırılsanız bile ölmeden önce suya dalarak.
If a bite victim plunges their wound in water before death, thus eliminating the disease. it will remove the worms before they can reach the brain.
Dayanılmaz acısı. kafatasınızı parçalaması ve beyninize şarapnel atmasının 100 çivi, parçalanmış tıraş bıçakları ve metal parçalarının derinizi yakması.
Cutup razor blades, And metal fragments, Burning your skin, The excruciating pain Of 100 nails, Fracturing your skull, And driving shrapnel Into your brain.
Şimdi, beyninize bir yumruk yaptırın Vur! uykulu zamanlara karşı yumruk atarak'' Hayır!
Now, make a fist with your brain Hit it! and punch against sleepy times saying,"No!
Kalbinize ve beyninize Kısaca vücudunuzu soğutuyorlar ve kan önemli organlara geri çekiliyor.
Basically, they cool your body, and blood goes back to vital organs your heart and your brain.
Ayaklarınız merkezde dönmeniz, kanın beyninize hücum ederek beyin kanaması olarak bilinen şeye neden olması demek.
Spinning with your feet at the centre means the blood rushes into your brain, causing what's known as a redout.
Çünkü eğer adam burnunuza vurursa, burun kemiğinizi beyninize ittirebilir.
BECAUSE IF THE OTHER GUY HITS YOU IN THE NOSE, IT COULD DRIVE THE NOSE BONE INTO YOUR BRAIN.
Bayım, şimdi pipeti deliğe sokacağım ve beyninize oksijen gidecek.
Sir, what I'm going to do is insert the straw in the hole and it will allow the oxygen to get to your brain.
Fakat kocamın benim arkamdan aşk ilişkisi yaşadığını anlayacak kadar aklım var. Sizin birinci sınıf beyninize sahip olamayabilirim, madam.
But I have sense enough I may not have a love affair behind my back. to know when my husband is conducting your world-class brain, madame.
Fakat kocamın benim arkamdan aşk ilişkisi yaşadığını anlayacak kadar aklım var. Sizin birinci sınıf beyninize sahip olamayabilirim, madam.
A love affair behind my back. your world-class brain, madame, I may not have but I have sense enough to know when my husband is conducting.
kafatasınızı parçalaması ve beyninize şarapnel atmasının.
The excruciating pain of 100 nails, and driving shrapnel into your brain.
Results: 69, Time: 0.0357

Top dictionary queries

Turkish - English