Examples of using Bildirgeyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adını değiştirmeyi reddedikten sonra 1980lerde üç buçuk yıl hapis yatan eski HÖH Genel Başkan Yardımcısı Kasım Dal, bildirgeyi desteklediğini belirtmekle birlikte bunun'' çok çok daha önce kabul edilmesi gerektiğini'' vurguladı.
böylelikle de Türkiye ile üyelik müzakerelerinin 3 Ekimde başlatılmasının önünü açtığını'' söyleyen AB Genişleme Komiseri Olli Rehn, bildirgeyi'' makul ve dengeli bir sonuç'' olarak nitelendirdi.
Dışişleri Bakanı İvaylo Kalfin Parvanovun ofisinden yayınlanan bildirgeyi okuyarak,'' Libyada mahkum edilen Bulgar vatandaşlarının suçsuzluğuna olan sabit inancının güdümünde ve anayasal haklarını kullanarak, cumhurbaşkanı bu vatandaşların af kararını imzalamış ve cezalarını kaldırmıştır.'' dedi.
futuristi( Gelecekçi Ressamlar Bildirgesi) ye imza atan Boccioni bildirgeyi 8 Mart günü Torinodaki Politeama Chiarella tiyatrosunda okudu.
adlı bir bildirgeyi imzaladı.
Bildirgeyi Demokratik Hareket Partisinden( SDA) BH cumhurbaşkanlığı üyesi Süleyman Tihiç,
Toplantı sonunda imzalanan bildirgede karşılıklı güven
Birleşmiş Milletler Bildirgesi 1945de imzalandı.
Mayıs 2011, Deauville Bildirgesinde, G8 üyeleri, Şalitin serbest bırakılmasını istedi.
Bildirgesi ne?
Bağımsızlık bildirgesine inanıyor musun?
Özgürlük bildirgesini okumuş muydun?
Bağımsızlık Bildirgesinde ne yazıyor?
Özgürlük bildirgesi, okudun mu?
Saraybosna Bildirgesinde belirlenen ilkeler, bu konferansta ayrıntılı biçimde işlendi.
O yüzden Terazedin Dylanın bildirgesini imzalaması için genel seçim yapılmalı.
Bildirge, oy birliği gerektiriyor.
Sen bizimle bu bildirge olmadan hiçbiryere gitmiyorsun.
Bildirge, oy birliği gerektiriyor. Trey haklı.
Bağımsızlık Bildirgesi.- Bu boktan şeylere mi inanıyorsun?