Examples of using Bilgeler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yaşam veren uyarıları dinleyen, Bilgeler arasında konaklar.
Bilgeler hâlâ cevabı bulmamızı bekliyor.
Bilgeler buna bir enayinin düsturu der.
Bilgeler zamanında beri.
Bunu duyan bütün bilgeler düşünmeye ve kafa yormaya… başlamışlar.
Bilgeler, ha.
Olabilir. Ama bilgeler her şeyin göründüğü gibi olmadığını bilir.
Bilgeler her zaman haklı değildir bayım.
Bilgeler gökyüzünde oturur.
Bilgeler nereye gideceklerini biliyorlardı.
Asıl bilgeler, bilge olmadığını bilenlerdir.
Sangamlar bilgeler meclisleriydi.
Bilgeler, kılavuz, ilahi için sıralanın.
Pekala, bilgeler'' Kuşkun varsa,
Ayık gezenler ve bilgeler… asırlardır yitip gittiler.
Çoklar ve bilgeler ve nadirler.
Bilgeler tahtın önünde diz çöker.
Ayık gezenler ve bilgeler… asırlardır yitip gittiler. Yeter!
Pekâlâ, bilgeler'' Kuşkun varsa,
Bilgeler seninle konuşmak istiyor. Hector.
