Examples of using Bilime in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayatını bilime adamış inanılmaz bir kadındı. Radyasyon zehirlenmesinden ölene kadar.
Bayan Bilime ne söyleceğimizi bulmamız lazım.
Bence benim bilime bu ani ilgime şaşırabilirlerdi.
Yapabilirsin. Bence, beyninin bilime çalışan kısmı bundan keyif alacak.
Bilime duyduğum hevesi bahane ederek onu ikna etmeyi başarmıştım.
Bu yüzden bilime hiç sabrım olmadı.
Zamanla, temeli bilime dayanan büyük medeniyetler inşa ettik.
Bilime kadar indirdiler.
Bilime ve matematikselliğe yatkın zihninde.
Herhangi bir yıkım… bilime ihanet olur. Korktum.
Bilime bağlı kal.
Müdür Reynolds için bilime biraz ilgi göstermesi ne kadar zor olabilir?
Bilime de meraklı mısın?
Tekrar bilime. Biri Deborah Gaylei öldürdü.
Tekrar bilime. Biri Deborah Gaylei öldürdü.
Bilime hizmet etmek için seyahat edeceksin.
Bilime aykırı.
Bilime kafa tutan herif olmak mı istiyorsun?
Bilime güven George.
Bilime oyuncağınmış gibi davranamazsın, Leydi Sio.