Examples of using Bilirsin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Veya gece. Bilirsin nasıl ofis tatlısı olursa?
Pislik, kayalar, bilirsin işte belki biraz ince kum… kalbim bunlar için atıyor.
Orada bir sürü kötü hatıram var, bilirsin.
Ben de bu dergileri aldım, bilirsin, bir şeylere başlamak istersen.
O zaman beni korumana gerek olmadığını da bilirsin.
Bir şeyi seviyorsan ne derler bilirsin onu özgür bırakacaksın!
Veya, bilirsin, bundan bir parça?
Asla yapmam bilirsin, çünkü bunun işleri daha kötüleştireceğini biliyorum.
Bilirsin, Birçok kız tanıyorum.
Bilirsin tabii.
Sadece çok meşgulum, bilirsin, perili köşk işleri falan.
Buralarda, bilirsin… yüz yiyici gibi bir lakabın var.
Şimdi neredeyse, bilirsin Tütsü yakabilirim… yada mum.
Sen söyle, bilirsin sen Eskiden, çok eskiden gelirdiniz.
Ama, bilirsin, işi tam yapmanın kimseye bir zararı olmaz.
Bilirsin doktor.
Bilirsin, terapistsin.
Bilirsin, artık bunun farkındayım.
Bilirsin Suzie erkeğini avlamak için bazı kurallar vardır.
Bilirsin, onun hep değişik olduğunu düşünmüşümdür!