BINMEYI in English translation

to ride
binmek
sürmek
gitmek
gezmek
yolculuk yapmak
binek
gezintiye
to board
binmeye
bordalama
biniş
tahtayla
güverteye
kurulu
to get
almaya
var
bulmaya
gitmek
getirmeye
alacağım
ulaşmaya
elde etmek
girmek
yakalamaya
to take
almak
götürmek
almanı
alıp
götürecek
alacak
kabul
ele
atmak
çıkarmak

Examples of using Binmeyi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Birçok engelli çocuk ata binmeyi seviyor. Çok seveceksin.
You're gonna love it. And lots of kids with disabilities love riding horses.
Metroya binmeyi denedin gelirken değil mi?
You tried to ride on the subway, right?
Binmeyi çok istemiştim ama sadece izleyebilmiştim.
I really wanted to ride it, but I could only look.
Binmeyi bekleyen yaklaşık 50 sivilimiz var.
We have about 50 civilians waiting for boarding.
Bisiklete binmeyi bildiğini bilmiyordum.
I didn't know you rode bikes.
Köpeklerimle kamyonete binmeyi seviyorum. Doğayı seviyorum.
I love nature, getting in the truck with my dogs.
Asansöre binmeyi demek istemiştim.- Neyi?
I mean take the lift. What?
Otto rol için altı hafta boyunca dublör koreografisini ve ata binmeyi öğrendi.
For the role, Otto spent six weeks learning stunt choreography and horseback riding.
Keshwar Meksikaya gideceği yolu kaybeder toplu taşıma araşlarına da binmeyi göze alamaz.
So Keshwar loses his ride to mexico, And he can't risk public transport.
Bisiklete bile binmeyi beceremezsin.
You can't even ride a bike.
Ama göl evlerine gittiğimde su kayağına binmeyi öğrenmiştim.
But I got to go to her lake house and learn how to water-ski.
Şu an limanda gemiye binmeyi bekliyor.
He's at the harbor, waiting to board ship.
Ben ve Şefik aynı kamyona binmeyi başardık.
Me and Shaf managed to get on the same truck.
Yurka böceği aktif bir geçit ararken 12 saat boyunca bir deve binmeyi dene.
Try riding a giant Yurka beetle for 12 hours in search of an active gateway.
Evet, sabahları binmeyi severim.
Yes, I love an early morning ride.
O yüksek atına binmeyi seviyor.
He loves to ride on his high horse.
Demek ki buradan çıktığında Wintwistera yeniden binmeyi… planlamıyormuş.
So he wasn't planning on re-riding wintwister when he left here.
Ne yaparım? Nerede olursa olsun, kırmızı arabalara binmeyi severim?
I love riding on red cars. Will I what?
Bıyığım tekrar büyüyecek! Bahse girerim o şeye binmeyi bırakırsam!
I bet if I stop riding that thing, my mustache will grow back!
Ne yaparım? Nerede olursa olsun, kırmızı arabalara binmeyi severim.
Will I what? I love riding on red cars.
Results: 210, Time: 0.0616

Binmeyi in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English