RIDING in Turkish translation

['raidiŋ]
['raidiŋ]
binmek
ride
get
board
take
go
ridin
binicilik
grand
thousand
get
the 15k
sürmek
drive
ride
banishing you
he's taken
to rub
plow
last
binen
riding
boarded
gets
binerken
get
takes
rides
dirtball
biniyor
riding
gets
boarding
yolculuk
passenger
cruise
traveler
traveller
on a journey
pilgrim
occupant
binek
passenger
riding
mounting
324,718

Examples of using Riding in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, riding the Zeta-Beam ain't for the weak of heart.
Evet, Zeta Işınını sürmek zayıf kalplilere uygun değil.
I found him riding a bicycle in the park.
Onu parkta bir bisiklete binerken buldum.
In the dressage ring, Stephanie Meyers riding Bentley for Triumph Equestrian Club.
Engelli atlama pistinde, Stephanie Meyers. Triumph Binicilik Kulübü için Bentleye biniyor.
Yo, Froggy, what's the story on Red Riding Rogue?
Hey Froggy, Bu Kırmızı Başlıklı Düzenbaz hakkındaki muhabbet nedir?
The winner of the bull riding contest, Ming Lee!
Boğa biniş yarışmasının galibi: Ming Li!
Made sweet riding' horses.
Güzel binek atları yapıldılar.
It's as easy as riding a bike.- Come on.
Motor sürmek kadar kolay. Hadi ama.
I know who I'm riding with.
Kiminle arabada olduğumu biliyorum.
With Aquaman riding Storm.
Aquamani Storma binerken.
Or"Look at poor Elliot, riding a tandem bike by herself.
Ya da'' Zavallı Elliota bakın, tek başına iki kişilik bisiklete biniyor.
On it…-And you put the riding boot.
Ve biniş ayakkabını bunun içine koyuyorsun.
Red Riding Ho.
Kırmızı Başlıklı Fahişe.
It's like riding a really tall bike with a huge front wheel.
Bu gerçekten uzun ve ön tekerleği kocaman bir bisikleti sürmek gibi.
But if you are in fear, then on foot, or riding.
Eğer bir korku halinde iseniz, yaya olarak veya binek üzerinde namaz kılın.
I saw you riding Bentley today.
Bugün seni Bentleye binerken gördüm.
You know, I'm tired of riding.
Biliyor musun, arabada sıkıldım biraz.
Goddamn Suzanne's probably in Arizona riding dune buggies.
Lanet Suzanne muhtemelen Arizonada kumsal arabalarına biniyor.
Must have done a little riding yourself.
Kendine biraz biniş yapmış olmalısın.
Grizelda told Red Riding Mila about a shortcut to the King's cottage.
Grizelda, Kırmızı Başlıklı Milaya kestirme yolu tarif etmiş.
And if you fear, then(pray) on foot or riding.
Eğer bir korku halinde iseniz, yaya olarak veya binek üzerinde namaz kılın.
Results: 1137, Time: 0.0804

Top dictionary queries

English - Turkish