BINMEK in English translation

ride
araba
binmek
gezinti
araç
sürüş
bir sürüş
yolculuk
sür
gezisi
git
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
board
kurul
tahta
heyet
pano
pansiyon
yönetim kurulu
gemiye
take
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
go
git
gidin
gidelim
yürü
gider
bakalım
dönün
gir
çık
başla
riding
araba
binmek
gezinti
araç
sürüş
bir sürüş
yolculuk
sür
gezisi
git
ridin
binmek
at sürüyor
at sürmeye
getting
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
rides
araba
binmek
gezinti
araç
sürüş
bir sürüş
yolculuk
sür
gezisi
git
taking
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
boarding
kurul
tahta
heyet
pano
pansiyon
yönetim kurulu
gemiye

Examples of using Binmek in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir sonraki servise mi binmek istiyorsun?
Do you wanna take the next shuttle?
Yabancıların arabasına binmek çok tehlikelidir, oğlum!
Boy, getting into a stranger's car is very dangerous!
Aman Tanrım. Tekneye binmek şimdi nasılmış, ha?
Oh my God. How'bout that boat ride now, huh?
Wardena binmek için, Hazır. John A.
Ready to board the John A. Warden.
Bisiklete binmek gibi.
It's like ridin' a bike.
Gel, Molly, Arabaya binmek zorundayız.
Come, Molly, we have to get in the car.
Ve onunla hemen binmek.
And go out with her right away.
Biz de metroya binmek zorunda kaldık.
So we had to take the metro.
Belki binmek için yaşım biraz geçmişti ama diğer aletler beni korkuturdu.
Maybe I was a little old for it but… all those other rides they scared me.
Komşunun arabasına binmek delilik sayılmaz.
Getting into a neighbor's car wouldn't be so crazy.
Tekneye binmek nasıl şimdi, ha? Tanrım?
Oh my God. How'bout that boat ride now, huh?
Gemiye binmek için kaçarken ailenle karşılaştım. Ben.
When I was fleeing to board the ship. came across your family I.
Bu bisiklete binmek gibidir.
It's just like ridin' a bike.
Hep buna binmek istemişimdir.
Always wanted a go with that.
Sadece şu arabaya binmek istiyorum.
I just wanna get in this car.
bir tekneye binmek istiyorum. Tamam, tekrar.
I wanna take a boat.
Bedava binmek yok, beyler!
No free rides, gentlemen!
Tekrar Jaegera binmek seni öldürür.
Getting back into that Jaeger will kill you.
Tekneye binmek nasıl şimdi, ha? Tanrım?
Oh, my God. How'bout that boat ride now?
Taksiye binmek yerine otobüsle gitmek daha ekonomik.
It's more economical to go by bus instead of taking a taxi.
Results: 790, Time: 0.0697

Top dictionary queries

Turkish - English