Examples of using Bir at in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir at alabilir miyim?
Bir at genişliğinde asla karşıya geçemeyiz.
Ordular arasında tellerde bir at bulduğunu duydum.
Bir at sürüsünü güneye götürüyoruz tepenin hemen ardında.
Belki sana bir at bulabilirim.
Bana bir at ve sağ ayak kemiği getirin.
Bu bir at.
Büyükbabam bir at hırsızıydı ve doğum günümden nefret ediyorum.
Sen bir at hırsızısın.
Ne tür bir at?
Siz her zaman bir at istemiyor muydunuz?
Orada bir at bulabileceğini sanmıyorum dostum.
Yanında bir at kafatası, ve iki kişi Sen ve ben.
Eğer bu bir at yarışı olsaydı, zamk* olurdun.
Bir at terbiyecisiymiş ve hakkında dedikodular varmış.
Baba, kocama bir at verir misin?
Tom bir at yetiştiricisidir.
Siyah panter büyük bir at, sağa bakarsan onu görebilirsin.
Bir at ve 16 arabayla rekabet içinde olmak zor.
Güzel bir at sürüsü, değil mi?