Examples of using Bir bara in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yoksa bir bara giderdim- Kimsenin beni tanımadığı.
Bir bara gittiğimizi hatırlıyorum.
Eagletonda bir bara takılır.
Bir bara girip birkaç kadeh içtim.
Bir bara gidelim hadi kanka.
Kimse bir bara, bok dolu çanta getirmez yahu.
Bak, bir bara gidip arkadaşının eski sevgilisini -okşayabilirsin.
Bir bara gidip arkadaşının eski karısının göğüslerini.
İki Çinli bir bara giderler.
Belki bir sonraki sefere bir bara gideriz işten başka şeyler konuşuruz.
Cindy merkezde bir bara geçmekten söz ediyordu.
Neden saat 10da bir bara gidiyoruz?
Dün gece bir sürü bara, kulübe gittiklerini söylediler.
Bir bara gideriz ve sana bir adam bulurum.
Bir ikiniz bara girebilir… birkaçınız da yemek salonuna?
Aslında bir bara gidiyoruz.
Bir bara gitmiştik.
Halen onunla başka bir bara gitmiş halde buldum kendimi.
Sonra bir bara geçmek isterim dedim.
Yani yalnız kadınlarla dolu bir bara gitmek istemiyorsun?