BITMESINE in English translation

end
sonunda
sonu
bitti
ucu
sonun
bitir
sonuçta
amaçla
sonlandır
bitiminden
is
ol
çok
işte
ise
olun
out
dışarı
çıktı
çıkar
dışında
uzak
çıkın
çıkış
çıkacak
orada
çıkart
finish
bitirin
bitirelim
finiş
bitirene kadar
final
bitir
tamamla
bitiş
işi
bitti
depletion
tükenmesi
bitmesine
tüketiminden dolayı
ends
sonunda
sonu
bitti
ucu
sonun
bitir
sonuçta
amaçla
sonlandır
bitiminden
ended
sonunda
sonu
bitti
ucu
sonun
bitir
sonuçta
amaçla
sonlandır
bitiminden
are
ol
çok
işte
ise
olun
am
ol
çok
işte
ise
olun

Examples of using Bitmesine in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Not verme süresinin bitmesine bir buçuk hafta var.
A week and a half until the grading period ends.
Ama maçın bitmesine 30 saniye kala gol attılar.
They scored 30 seconds before the game ended.
Ziyaret saatinin bitmesine hala bir saat var.
Visiting hours are still another hour.
Maçın bitmesine 5 sn var.
There's five seconds left in the game.
Eğer bana katılırsan kimse için kötü bitmesine gerek yok.
Doesn't have to end badly for any of us if you join me.
Uyarı. Oksijenin bitmesine 5 saniye.
Oxygen depletion in five seconds. Warning.
Kayıtların bitmesine bir saat kaldı.
Registration ends in one hour.
Bitmesine bu kadar kaldı.
And I'm this close.
Mahkûmiyetinin bitmesine sadece iki hafta var.
There are only two weeks left on his sentence.
Niles. Evliliğinin kötü bitmesine çek üzüldüm.
Niles, sorry to hear your marriage ended in a shambles.
Maçın bitmesine iki dakika kala buraya gelip dişetlerini oynatmanı.
When there's two minutes left in the game.
Üzgünüm. Eğer beni gerçekten seviyorsan bunun bitmesine izin verirsin.
I'm sorry but if you really do love me, you will let this end.
Aranın bitmesine 15 dakika millet.
That's 15 minutes for intermission, everybody.
Jon, vardiyanın bitmesine az kaldığını söyledi.
Jon told me that your shift ends soon.
Tamam. Bu çizginin çok çabuk bitmesine izin vereceğim, tamam mı?
I'm gonna let this line out real fast, okay? Okay?
Sözleşmenizin bitmesine hala birkaç ay var.
There are still several months left on your contract.
Bu işin bitmesine daha çok var Alex.
This thing is far from over Alex.
Birbirimizi kaybedip… bu muhteşem aşkın hiçlikle bitmesine izin veremeyiz.
We can't lose each other… and let all this… glorious love… end in nothing.
Sherylin mesaisinin bitmesine 15 dakika vardı.
Fifteen minutes till Sheryl's shift ends.
Tamam. Bu çizginin çok çabuk bitmesine izin vereceğim, tamam mı?
Okay. I'm gonna let this line out real fast, okay?
Results: 303, Time: 0.0466

Top dictionary queries

Turkish - English