Examples of using Boktan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çocuk bana boktan daha kötü bir şey ver.
Ne?- Ciddiyim, bu boktan kasabayı terk edelim.
Boktan bir duygusallık.- Hayır.
Böyle söylemek çok boktan bir şey.
Ve sonra boktan TV şovları için
O sakallı boktan daha iyiyim.
senin boktan bir beynin var!
Aptalca, devasa, boktan bir eğlence kompleksi için.
Söylesene. Boktan eserlerini satmakla hata mı ettim?
Bu çok boktan!
Seni yer, seni…- özür diliyorum boktan bir ifadeydi.
Ah evet. Ne boktan kitap ama.
Böyle söylemek çok boktan bir şey, değil mi?
Bu işten ve yaptığım şeyden uzak iki boktan gün.
Dürüst olmak gerekirse boktan bir adamdı.
Seni yer, seni… Özür dilerim, boktan bir ifadeydi.
Ne diyeceğim, sen boktan konuşuyorsun!
Ben bile onun boktan olduğunu söylerim.
Bu günlerde teklif ettiğin her şey çok boktan.
Çok komik, seni küçük boktan.