Examples of using Bono in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü o Bono, sebebi bu.
Bono iyi ama babasını özlüyor.
Bono için biraz daha beklemek zorundasın.
Bono Orkestrası.
Bono yok. Bonoları bulalım!
Bono özelleştirmesi sayesinde daha iyi bir gelecek kapıda.
Merhaba Bay Bono. -Merhaba Bill.
Merhaba Bay Bono. -Merhaba Bill.
Bono kısmını kaçırdım ve herkes benimle alay etti.
Bono kısmını tamamen kaçırdım ve herkes benim alay etti.
Babası bono tüccarı.
Bunlar hâmili bono. İzi sürülemez.- Nedir bu?
Bono piyasasında servet ya ptığını söylemiştin ba na.
Bu Bono. -Hayır.
Bu Bono. -Hayır.
Ve şu andan itibaren, o da'' Bono.
Aslında iyi para kazandırır, Bono çay takımı.
Bakanlık ayrıca yaklaşık 93 milyon euro değerinde bir aylık bono satışı da gerçekleştirdi.
Teşekkürler Bay Bono.
Hayır, bu Bono.