Examples of using Borca in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yani, bir adam birçok sebepten borca girebilir, bunlardan söz etmek istemem.
Sanırım gelecek yıl borca gireceğiz. Hem de çok.
Sanırım gelecek yıl borca gireceğiz. Hem de çok.
Bayan Misaonın izni olmadan onu borca kefil olarak göstermiş. O herif.
Borca ilaveten% 36 ceza mı ödemek istiyorsun?
Borca girersin. Birinin çocuğuyla ilgili yaptığın yorum birden tehdit olur.
Vernon borca battı ve ilk kontratı çoktan ödendi.
O, borca batmış.
Bir gün daha yaşlandın ve borca battın iyice.
Bunu faiz oranını aşağı çekerek yaparsın, çok borca girerek.
Parası yatmadan önce her ay biraz borca giriyor.
Zaten babam yüzünden enseme kadar borca batmışım.
Şu haline bak, borca batmışsın.
Elimdeki paranın hepsi borca gitti.
Banka hesabi sifirda ve borca batmis vaziyettesin.
Geçen hafta, kulübü 20 bin dolar borca teminat göstermeyi önerdi.
Hyır ben borca inanmam.
Dennis, 20 dolar borca ihtiyacım var.
Ama Bay Marley, bunu üç katı borca çevirdi.
ABD Hazine Sekreteri Nicholas Brady ile bu borca karşılık ulusal mirasımızı masaya koydu, kelepir olarak.