DEBT in Turkish translation

[det]
[det]
borç
debt
loan
lend
borrow
money
owe
liability
borca
boron
borcunu
debt
loan
lend
borrow
money
owe
liability
borcu
debt
loan
lend
borrow
money
owe
liability
borcumu
debt
loan
lend
borrow
money
owe
liability

Examples of using Debt in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Said he had funds to cover my debt.
Borçlarım için gerekli parayı bulduğunu söylemiş.
Cancel my Pepsi debt and I will entertain your African.
Pepsi borçlarımı sildir ben de senin Afrikalını eğlendireyim.
We are to pay off our debt and make good on their investment.
Borcumuzu ödeyerek, yatırımlarında başarılı olmalarını sağlamalıyız.
Debt of gratitude… blah, blah, blah.
Şükran borçluyuz'' falan diye konuştular vıdı vıdı.
Blah, blah, blah. Debt of gratitude.
Şükran borçluyuz'' falan diye konuştular vıdı vıdı.
We owe you a debt of gratitude, Mr. Layton.
Size minnet borçluyuz Bay Layton.
I'm buried in credit card debt, couldn't finish college.
Kredi kartı borcuna gömüldüm, üniversiteyi bitiremedim.
Debt of gratitude" to Blah, blah, blah.
Şükran borçluyuz'' falan diye konuştular vıdı vıdı.
No.- Eighty grand in debt?
Hayır.- Borçta 80 bin mi?
Eighty grand in debt?- No?
Hayır.- Borçta 80 bin mi?
If your debt is unrepaid… then our assets will be seized and our power gone.
Eğer borcunuz ödenmezse… varlıklarımıza el konacak ve gücümüz tükenecek.
I haven't forgotten my debt.
Borçlarımı unutmuş değilim.
Your debt to Mr. Grant has been paid.- Good news.
Bay Grante olan borcunuz ödendi. Haberler iyi.
They said 6,000 Euro was my debt and then I could go home.
Borcumun 6,000 Euro olduğunu ve bitince eve dönebileceğimi söylediler.
I helped my grandma get out of debt.
Büyükannemin borcundan kurtulmasına yardım ettim.
My life is my foe's debt.
Düşmanıma borçluyum yaşamımı.
I will give you this watch- to clear Jessica's debt.
Jessicanın borcuna karşılık sana bu saati vereceğim.
I'm telling you the crown is six million in debt.
Tahtın 6 milyon borçta olduğunu söylüyorum size.
You spoke of a debt to Oenomaus.
Oenomausa borcundan bahsettin.
We have no debt.
Bizim borcumuz yok.
Results: 4497, Time: 0.11

Top dictionary queries

English - Turkish