Examples of using Botun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Millet, botun içine atın.
Biraz yüreklendirmeyle kazlar botun yanı sıra dizilmeye başlıyorlar.
Botun adı'' Estrella.
Botun kıçımızı buradan uzaklaştıracağına yardım edeceğini biliyorum.
Sen de botun her tarafına kusmuştun.
Robu görmeliydiniz botun dümenindeki halini.
Sizinkiler muhtemelen botun altına bağlanmış ve metalden yapılmadır.
Botun önüne geçin.
Bira botun arkasında buzun içinde bebeğim.
Botun ve şapkan olmadan ne yapıyorsun sen?
Botun ters duruyor.
Sen botun arkasında, bebek gibi ağlıyordun.
Botun altına sıkışmış… ve bütün şehri gezmiş.
Bu botun 360 derecelik bir görüntü sistemi var.
Botun satışı.
Mark, botun var mı?
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.
Bu botun sesine benzemiyor.
Sadece botun parçaları var.
Botun pervanesi kolu mu koparmış?