Examples of using Breenin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, hepimiz Breenin evinde izliyoruz ve.
Breenin avukat ücreti için para biriktirdiğimizi sanıyordum.
Breenin gerçek babası, İskoçyadayken ona da söyledim.
Breenin hatırına bir şekilde sürdürmeyi başardık.
Breenin harika olduğunu söylüyorsun.
Breenin duruşmasında şahit listesinde misin?
Breenin duruşmasının ortasında evimi satışa çıkarıyorum?
O, Breenin gerçek babası.
Sadece Breenin parmak izi açabilir.
Hey, Dan. Breenin telefonunu bulmada şansın yaver gitti mi?
Hey, Dan. Breenin telefonunu bulmada şansın yaver gitti mi?
Breenin batısında maceralarla o denli alâkadar birini tasavvur edemiyorum?
Breenin batısında öyle birini tasavvur edemiyorum. Macera mı?
Breenin batısından bu yana serüveninizle ilgilenecek kimsecikler çıkmaz?
Breenin oyununu okudum.
Breenin batısından olan kimsenin macerayla ilgileneceğini sanmıyorum?
Breenin kocası, kendini reddedilmiş hissetti.
Albay Breenin teorisini mi görmezden gelmemi tercih ederdiniz?
Reçel, Breenin fikriydi.
Problem de burada zaten, Breenin dünyasında.