Examples of using Bruna in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bruna, günlüğünü okumayi sevi̇yorum, daha fazla yaz… bruna, acayi̇p seksi̇si̇n.
Iyi, Bruna hakkında size garip bir haberim olacak Korkarım bende biraz var.
Iyi, Bruna hakkında size garip bir haberim olacak Korkarım bende biraz var.
Bruna, Freemont Oto Sigorta tarafından işe alındığını ve bir kaza inceleyip müşterilerinin hatalı olup olmadığına bakacak sanıyor.
bilinen Lorenzo Franconi ve koruması Bruna Valli var.
Bruna, Freemont Oto Sigorta tarafından işe alındığını
ve kız kardeşlerim Bruna, Albertina, e Anna.
Baksana, Bruna, eğer bana puan verseydin.
Hatırlıyorum Almanlar adına Thomas Mann ve Bruna Walter sözcülük yapıyordu[ 7]. Nazilerden kaçıp buraya sığındıklarını ancak eğer toplama kampına gönderilirlerse
Brunu, Kızıl Ordu Fraksiyonu esirlerinin hepsinin salıverilmesini destekliyor.
BRUNA ŞİFRE.
BRUNA ŞİFRE.
Mühendis Brun, Norveçten ağır su getirdi.
Brunun ofisi bile araştırıldı.
Brun ile konuşmalıyım.
Brun. Nerede olduğunu biliyor musunuz?
Arşiv Brun ve benimle ilgili yazışmalarla dolu.
Cesetleri götürüp Van Brunun evini temizleyip işi yağmacılık gibi gösterdiler.
Van Brunun evinde aynı resim vardı.
ZP Holding yöneticisi Marco Brunun spor salonu üye kartı.