Examples of using Bulun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hiçbir şeyi kabul etme, her şeyi reddet, karşı suçlamada bulun.
Bulun onları. Her ikisinin de asılmasını istiyorum.
Edebilirsin. Bir arsa bulun Ama Hiperbolise yardım.
Hadi, bir tahminde bulun.
GPS denilen son on numarayı bulun.
Bulun onu.
Parayı siz bulun.
Bütün bağlantılarınızı kullanıp eskiden hakim olan bir avukat bulun.
Hemen! -Anladım. Burayı temizleyip konuklarımızı bulun.
Bulun işte.
Devam et. GPS sinyalini bulun.
Unutun beni, sadece o şeyi bulun ve çalıştırın.
Şarabı bulun.
Devam et. GPS sinyalini bulun.
Bir tahminde bulun.
General, o yaratığı bulun.
Hemen! Burayı temizleyip konuklarımızı bulun.
Bizim için kehanette bulun!
Evet, maskeli adam. Onu bulun.
Lütfen tedarik yenilemek için solunabilir hava bulun. Hatırlatma.