Examples of using Burunlu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çocuklarımız biraz şişko ve basık burunlu olurdu.
Kawasakiye gelince sana düz burunlu bir fahişe alacağım.
Küçük, şişko ve basık burunlu çocuklarım olsun istiyorum.
Büyük ihtimalle öyle. Şu büyük burunlu yabancılar, hepsi birbirine benziyor.
2 burunlu ve 1 ağızlı çizdi.
Sürahi burunlu ahmak hakkında?
ah, kısa burunlu.
Üç burunlu adam.
İki burunlu?
Garip burunlu herifin biri birkaç hatunun evinin bahçesindeki çalılıklarda gizleniyor.
Sen şu burunlu seksi hatunsun.
Uzun burunlu maymun, Nasalis larvatus Borneoda yaşamaktadır.
Uzun burunlu maymun çok özel bir hayvandır.
Kürek burunlu kertenkele sıcaklıkla baş edebilir ama bu danslar iştahını kabartır.
Gürültülü burunlu benzinli canavar!
Şu burunlu olan.
Evde kalacağıma, kırık burunlu bir adamla evlenirim daha iyi.
Kesin o büyük burunlu Fransız adam gibi yeşil kart için seninle evlenmek istiyor.
Sen olmaz, akbaba burunlu!
Şimdi gelelim uzun burunlu maymuna.