Examples of using Buza in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Buza dikkat et.
İşte Laflamme buza adımını attı.
Bunlar da hiç buza çarpıp devrilmiyor ki.
Seviyorum ışığın buza vurup, yansımasını** ve görüyorum uzaklarda hareketlendiğini.
Kalbim buza dönmeden önceydi.
Şunu buza falan koy lan!
Dişindeki buza, dikkat et, Komiser.
Ötekini buza doğru sürükledi.
Buza dokunmak Norveçde saygı göstergesidir.
Buza Yunanca da ne deniyordu?
Neden buza hapsolmuş benim gibi bir canavarı, serbest bıraktınız?
Tüm bu kabloların buza çakılı olmasını seviyorum.
Neden buza hapsolmuş benim gibi bir canavarı, serbest bıraktınız?
Buza basıp bileğimi burktum. Evet, ben.
Buza çıktıktan 30 saniye sonra durdu. Dondu!
Buza basıp bileğimi burktum. Evet, ben.
Buza koyuldular ve hazırlar.
Buza bak. Ona ne deniyor?
Buza. 14 döngü önce, biz mahkum~ kayınpeder.
Buza. 14 döngü önce,