CAZIBELI in English translation

charming
cazibe
tılsım
çekici
büyüsü
muskası
büyüle
muska
attractive
çekici
cazip
güzel
yakışıklı
çekiciydi
alımlı
cazibeli
glamorous
göz alıcı
çekici
büyüleyici
muhteşem
göz kamaştırıcı
ihtişamlı
cazibeli
görkemli
şaşaalı
gözalıcı
attraction
cazibe
ilgi
çekim
çekicilik
etkilenme
bir atraksiyon
gösteri
eğlencesi
appealing
temyiz
itiraz
başvuru
çekici
cazibe
cazip
hitap
cezbeden
charm
cazibe
tılsım
çekici
büyüsü
muskası
büyüle
muska
charmed
cazibe
tılsım
çekici
büyüsü
muskası
büyüle
muska
alluring
cazibesini
çekicilik

Examples of using Cazibeli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Denemeye değer. Ölümcül cazibeli beyin.
Worth a shot. So, fatal attraction brain.
Acılarım ve yaralarım beni pek cazibeli yapmaz.
My hurt and my pain Don't make me too appealing.
Prens cazibeli.
Prince charming.
Oldukça cazibeli bir hayat yaşıyorsun değil mi?
You have lived a pretty charmed life, haven't you?
Cazibeli ve bir erkekte olması gereken tüm özelliklere sahip.
He's got charm and actually everything a man would need.
Cazibeli garson. Önemli ipuçları var.
Several important leads. Attractive waitress.
Şehirdeki cazibeli hayat.
This glamorous life in the city.
Geriye sadece bir kurşun kaldı. Cazibeli prens, Clara.
There's only one bullet left. Prince charming, Clara.
O cazibeli şeyle çalışmak zorunda değilsin artık.
You don't have to work the charm thing anymore.
Kasabada cazibeli bir hayat, herşeyden uzakta.
Charmed life in the country, away from it all.
Beni cazibeli bulmuyor musun? Dur?
Wait. Do you not find me attractive?
Bu pek cazibeli bir iş değildir.
This isn't a very glamorous job.
Onlara bu evin Fall Riverdaki… en cazibeli parçası olduğunu söyledim.
I told them, this house is in the most charming part of Fall River.
Fester Amca, yakışıklı, cazibeli ve güçlü bir karaktere sahip olmak, her şey demek değildir.
Uncle Fester, looks, charm and personality aren't everything.
Cazibeli hayatıma mı?
My charmed life?
Dur. Beni cazibeli bulmuyor musun?
Do you not find me attractive? Wait?
Benim yanımaysa çok daha az cazibeli bir şey taşındı.
And something far less glamorous moved in with me.
Belki altıncı koca cazibeli olur.
Maybe husband number six will be the charm.
Dur. Beni cazibeli bulmuyor musun?
Wait. Do you not find me attractive?
En sevdiğiniz süper kahramanın cazibeli hayatına hoş geldiniz.
Welcome to the glamorous life of your favorite superhero.
Results: 166, Time: 0.0392

Cazibeli in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English