Examples of using Cemaate in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cemaate bir çağrı yapar mısın?
Birden bire devasa bir yaratık belirdi, cemaate bakıyordu.
Satu Järvinen. Cemaate hoş geldiniz.
Satu Järvinen. Cemaate hoş geldiniz.
Cemaate geri dönmüş ve insanlar onlarla birlikte yaşıyor.
Cemaate hoşgeldin.
Sanırım cemaate baskın yapar.
Açıkçası, o cemaate hiçbir zaman ilgi duymadım. Ben.
Cemaate, tanrıya ve kendime ihanet etmiştim.
Biri hariç hepsi cemaate ve rahiplere uyuyor.
Onu cemaate döndürme girişiminde bulundun mu?
Beni tekrar cemaate geri alma şartıymış.
Annem bir cemaate katıldığını söylüyor.
Cemaate hoşgeldiniz'' diye karşılamaya çalıştı güya.
Eger cemaate karsi gelir ve dükkanini acarsan.
Dinlere, eger cemaate ve dine sadik kalmak istiyorsak.
Cemaate hoş geldin, O.C.
Cemaate hoş geldiniz.- Satu Järvinen.
Cemaate hoş geldiniz.- Satu Järvinen.
Aslında, benim cemaate söylediğim… artık Tanrının bize inanmadığı.