Examples of using Cennet de in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir,( o gün) yakınlaştırılmıştır.
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir,( o gün) yakınlaştırılmıştır.
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir,( o gün) yakınlaştırılmıştır.
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir,( o gün) yakınlaştırılmıştır.
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir,( o gün) yakınlaştırılmıştır.
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir,( o gün) yakınlaştırılmıştır.
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir,( o gün) yakınlaştırılmıştır.
Cennet de takva sahiplerine yaklaştırılır;( onlardan) uzakta olmayacaktır.
mutlaka cennet de olmalı.
Sonuçta bilimi de, cenneti de Tanrı yarattı.
Cennette de ölü bulunmak.
Cennette de sonsuz yaşama kavuşacaklar.
Dünyadan da, cennetten de duyulabilecek her şeyi duyuyordum.
Ve cennete de gideceklermiş.
Yaptığı hiçbir şey dünyada da cennette de görülmez. Bu yüzden adı cennet dünya.
Cennet de yakınlaştırıldığı zaman.
Cennet de yakınlaştırıldığı zaman.
Cennet de yakınlaştırıldığı zaman.
Cennet de yakınlaştırıldığı zaman.
Cennet de yakınlaştırıldığı zaman.