CILT in English translation

skin
deri
cilt
ten
tenli
postunu
volume
cilt
ses
hacmi
hacim
sesi
miktarı
bölüm
complexion
cilt
ten rengi
tenli
görünüşü
bir ten
teni vardı
vol
cilt
and
vols
cilt
bölüm
binding
bağlayıcı
bağlanma
cildi
bağlayarak
bağlayan
birbirine bağlayan
ciltleme
folio
cilt
folyo
binder
dosya
klasörü
cildin
bağlayıcı
defteri
cilt
volumes
cilt
ses
hacmi
hacim
sesi
miktarı
bölüm

Examples of using Cilt in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir Dahinin Anlaşılmayan Yanları ve Zen kitabından da iki cilt verin Adem Beye.
Give Mr. Adem two volumes of The Inexplicable Genius and Zen.
Memleketimden İnsan Manzaraları ve Zen kitabımdan da iki cilt veriverin.
Two volumes of The Human Landscape of My Country and Zen for Mr. Adem.
Kinbakunun cilt sanatında usta gibi görünüyor.
He appears to be a master in the binding art of Kinbaku.
Ve sanırım cilt hastalığı olan bir kaniş.
And… a poodle with a skin condition, I think.
Cilt rengine uyması için pembe.
Pink, to match your skin.
Cilt rengi iyiydi.
Her color was fine.
Cilt makinelerinin yanına bile yaklaşmadım ben.
I haven't been anywhere near that book-binding machinery.
Şu anda cilt tedavisinde, bu da bir saate kadar gelmeyecek anlamına geliyor.
He's having a skin treatment, which means we have an hour.
Kardeşim cilt bir.
My brother is volume one.
Kardeşim cilt iki.
My brother is volume two.
Cilt Hücrelerinizi Etkinleştirin.
Activate Your Skin Cells.
Cilt 3, Aziz Jamesin yazıtlarının tercümesi.
Book 3 translates the writings of St James.
Cilt bile yapılabilir.
Might even make a book.
Cilt kanseri filan mı?
A skin cancer or something?
Sence bu cilt kanseri mi?
Do you think that's a skin cancer?
Bu cilt ve saçtır.
That's skin and hair.
Cilt gözeneklerin çok iri.
Your pores are enormous.
Gittiğine göre ona cilt testi de yapamazsın.
Well, you can't do a skin test if he's gone.
Kendi cilt güvenli olup olmadığını'' Çok Marks, senin için umurunda.
Much Marks cares for thee, if his own skin's safe.
Cilt yüzeyine yakın olan kan damarlarını sıklaştırıyor.
Constricts blood vessels near the surface of the skin.
Results: 1232, Time: 0.0412

Top dictionary queries

Turkish - English