DAKIKA in English translation

minute
bir dakika
dakikasında
an
wait
beklemek
bir dakika
walt
bir saniye
dur
durun
beklerim
moment
bir dakika
biraz
zaman
bir saniye
bir anlık
anında
anda
an
second
ikinci
saniye
bir saniye
bir dakika
an
minutes
bir dakika
dakikasında
an
moments
bir dakika
biraz
zaman
bir saniye
bir anlık
anında
anda
an
seconds
ikinci
saniye
bir saniye
bir dakika
an

Examples of using Dakika in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Birkaç dakika nefesini tuttu ve garsonumuzu ısırdı.
HE HELD HIS BREATH A COUPLE MINUTES AND HE BIT A WAITER.
O zaman 10 dakika içinde 134 ya da 135 numaralı yola çıkabilirim.
THEN I CAN BE AT THE 134 OR 5 FREEWAYS IN 10 MINUTES.
Şimdi gidersem 5 dakika sonra yokluğumu fark eder.
IF I LEAVE NOW, HE will KNOW FIVE MINUTES AFTER I have LEFT.
Tam iki dakika önce burada dikilen bir adam gördüm.
NOT TWO MINUTES AGO I SAW A MAN STANDING EXACTLY HERE.
Şarap 20 dakika dinleniyor, bence biz de dinlenmeliyiz.
THE WINE NEEDS 20 MINUTES TO BREATHE, AND I THINK WE DO TOO.
Geç mi? On dakika önce on dakikaya burada ol dedin!
YOU TOLD ME 10 MINUTES AGO AND TOLD ME TO BE HERE IN 10 MINUTES!.
Hayır, koşu bandında 10 dakika daha anlamına gelecek.
NO, IT will MEAN 10 MORE MINUTES ON THE STAIRMASTER.
Birkaç dakika öncesinde açıklayamadığı o şeylerin ne olduğunu.
The tinge he hadn't been able to identify just moments ago.
Dakika içinde harekete geçiyoruz.
We move in five.
Birkaç dakika aralıkla doğmuştunuz.
You two were born just minutes apart.
Dakika içerisinde geri geleceğim ve sen bana bir isim söyleyeceksin.
I'm gonna come back in five and you're gonna give me a name.
Dakika dedin.
You said ten.
Dakika içinde burada olacak.
It will be there in five minutes.
Dakika içinde silah ve tırmanma aletleriyle hazır olun.
I want you back here with weapons and gear for a climbing assault in five.
Birkaç dakika içinde size bakıcam bayım.
I will be with you in just a minute, mister.
Dakika içinde plaja gidiyoruz!
We're going to the beach in 20!
Dakika önce konuştum.
About five minutes ago.
Dakika sonra aynı telefondan Lisaya bir arama yapıldığını saymazsak.
Except that one minute later another call was made from the same payphone to Lisa.
Dakika içinde burada olacak.
It will be here in 15.
Her biri yaklaşık 47 dakika süren 13 bölümden oluşmaktadır.
It consisted of 13 episodes, each running approximately 47 minutes in length.
Results: 49243, Time: 0.0353

Top dictionary queries

Turkish - English