Examples of using Davetiyesi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Davetiyesi var.
Teyzenin davetiyesi var.
Davetiyesi yok, efendim.
Bu Dekanın vereceği partinin davetiyesi, bu da yaramaz.
Cadılar Bayramı partinin davetiyesi, bu mu?
Bu partiye davetiyesi vardı.- Anlamıyorum.
Parti davetiyesi sanırım. -Bu nedir?
Ironman davetiyesi üç yıl için geçerli.
Ne davetiyesi?
Başka kimin davetiyesi var?
Düğün davetiyesi. Kızımın düğününe gelmeni çok isterim.
Bir film galası davetiyesi.
Başkentteki bir otelde, birkaç ay içinde yapılacak bir konserin davetiyesi.
Zarfın içinde parti davetiyesi vardı.
Festival davetiyesi.
Bu sabah posta kutusunda bir düğün davetiyesi buldum.
partime sızmaya çalıştı davetiyesi olmadan.
Ben tek istediğim, düğün davetiyesi.
Bu partiye davetiyesi vardı.
Geçen hafta 150 adet düğün davetiyesi sipariş etmiştim.
