DELILER in English translation

crazy
çılgın
deli
delice
manyak
saçma
çatlak
kaçık
delirmiş
çıldırmış
madmen
deli
çılgın
manyak
delinin
mecnun
kaçık
manyağın teki
lunatics
deli
manyak
kaçık
çılgın
çatlak
akıl hastası
deliyi
zırdeli
bir meczup
insane
deli
çılgın
delice
manyak
kaçık
akıl hastası
delirmiş
çıldırmış
kafayı
aklını kaçırmış
mad
kızgın
deli
çılgın
sinirli
kuduz
delice
kaçık
kızdı
delirmiş
öfkeli
crazies
deli
çılgınlar
manyaklar
kaçıklara
çatlaklar
nuts
fındık
fıstık
deli
kaçık
ceviz
çatlak
taşak
manyağı
manyak
çılgın
maniac
manyak
manyağı
deli
çılgın
bir manyağı
manyağın teki
bir manyağa
loonies
kaçık
deli
çatlak
çılgın
zıpır
akıl hastası
üşütük
lunatic
deli
manyak
kaçık
çılgın
çatlak
akıl hastası
deliyi
zırdeli
bir meczup
madman
deli
çılgın
manyak
delinin
mecnun
kaçık
manyağın teki
maniacs
manyak
manyağı
deli
çılgın
bir manyağı
manyağın teki
bir manyağa
nut
fındık
fıstık
deli
kaçık
ceviz
çatlak
taşak
manyağı
manyak
çılgın

Examples of using Deliler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Seni deliler gibi seviyor Ama bunun farkinda degilsin.
He loves you like crazy but you didn't notice it.
Kauko, Leif… Aptallar ve deliler tarafından kandırıldık.
We have been persuaded by madmen and fools. Kauko, leif.
Ancak deliler ayaklarına bağlı tahtalarla uçmaya çalışır.
Only crazies flying through the air with planks attached to the legs.
Tüm deliler ve sincaplarla birlikte.
With all the nuts and the squirrels♪.
Bu deliler için değil mi?
Isn't that for loonies?
Biri çatıma çıkmış deliler gibi zıplıyor.- Ne?
There is somebody on my roof, jumping around like a maniac. What?
Gülümseyin, sizi deliler, Haydi! gülümseme.
Come on! smile. Smile, you lunatics.
Deliler gibi çalışıyorlar. Ve bu yüzden.
They work like mad. And that's why.
İki tane Dünya Savaşı olduğunu biliyor muydunuz? Deliler gibi?
Like crazy. Did you know there were two World Wars?
Sanırım bazı deliler beni bıçakla kovalıyorlardı.
I think some lunatic was chasing me with a knife.
Çatımda biri deliler gibi tepiniyor.
There is somebody on my roof, jumping around like a maniac.
Buradaki deliler gözaltında ama hepsi hasta olmayabilir. Gidelim.
Let's go. The crazies in here are detained, but they might not be infected.
Bu yüzden bütün deliler sonunda Kaliforniyada toplandı.
Which is why all the nuts eventually ended up in California.
Katiller ve deliler olmadan savaşlar kazanamazsın.
You can't win wars without lunatics and murderers.
Lobotomi? Bu deliler için değil mi?
Lobotomy?- Isn't that for loonies?
Deliler niye delice şeyler yapar diye sormayı bıraktım artık.
I have long stopped asking why the mad do mad things.
Öldü. Aksan üzerinde deliler gibi çalışmam gerek!
I will have to work like crazy on the accent. Her dying day!
Wentworthun deliler hastanesi olduğunu sanmıştı.
She thought Wentworth was a lunatic asylum.
Biri çatıma çıkmış deliler gibi zıplıyor.- Ne?
There's somebody on my roof What? jumping around like a maniac.
Bu yüzden bütün deliler sonunda Kaliforniyada toplandi.
Which is why all the nuts eventually ended up in California.
Results: 617, Time: 0.0406

Top dictionary queries

Turkish - English